• DOLAR
    6,8565
  • EURO
    7,7018
  • ALTIN
    391,42
  • BIST
    1,1230
NASA, gizemli uydu Triton’a gidiyor

NASA, gizemli uydu Triton’a gidiyor

NASA, Neptün’şan en büyük ayı olan Triton‘un gelişigüzel gözüken buz püskürtmelerini ve yüklü parçacıklarla dolu tuhaf atmosferini araştırmak için, yakınından geçecek bir uzay taşıtı yollamayı düşünüyor. Trident ismini alması önerilen bu Uzay vazifeyi, şayet kabul edilirse, ismini Roma deniz yaradanı Neptün’şan mızrağı olan üç çatallı zıpkından almış olacak. Uzay ajansı NASA, 2025 senesinde Triton’a bir uzay taşıtı yollayabilmeyi ümit ediyor.

1989 senesinde Voyager 2 Neptün’şan yakınından geçen ilk ve tek bulgu taşıtı olmuştu. Triton’dan 40.000km uzaklıktan geçerken kameraları ile sürüklediği resimler gerçekten olağanüstü bir dünyayı ortaya çıkarmıştı. Kimileri 8km yüksekliğe kadar çıkan bulut kolonları, nitrojen karı ile örtülü yüzeyinden ince, buzlu, koyu renkli parçacıkları havaya fırlatıyordu.

NASA Jet Propulsion Laboratory JPL bilim insanlarının en büyük suallerinden biri, Güneş’e Jüpiter’den altı kat daha uzak olan bir ayın nasıl hali hazırda etkin olabildiği. Gayzerleri araştıran bilim insanları, uydu içerisinde karışık jeolojik süreçlerin yaşandığını düşünüyor.

Takım, önerdikleri Ekim 2025  fırlatma tarihi ile “13 senede bir” gelen Dünya’nın Jüpiter ile “uygun” bir biçimde hizalandığı aralığı kullanmayı ümit ediyor.

Bu alaka çekici uydunun başka tuhaf özellikleri de bulunuyor. Triton, Güneş sistemindeki en büyük uydu olmasının yanı gizeme ters doğrultulu bir yörüngeye de sahip. Başka Bir Deyişle ana seyyareyi ile ters doğrultuda ilerliyor. Ayrıca uydu Neptün’şan ekvatorundan 23 derece uzak bir açıya sahip ve oldukça “balanssız”. Bilim insanları, bu özellikleri ile Triton’un muhtemelen bir zamanlar bir cüce seyyare olduğunu ve Kuiper Kuşağı’ndan uzaklaşırken tutulduğunu düşünüyorlar.

Ayrıca bu uydunun atmosferi de muhtemelen Neptün’den taşınmış olan iyonlara sahip. Ancak kimse bu iyonosferi yüklü yakalayan süreci öğrenmiyor. Çoğu senaryoda iyonosferleri yüklü yakalayan enerji güneş ışınları ile taşınıyor ama Triton, yeterli güneş enerjisi alamayacak kadar uzakta duruyor. Bu surattan da astronomlar burada değişik bir sırlı süreç olduğunu düşünüyorlar.

Tam bu özellikleri ile Triton, cihanımızı kavramak için ehemmiyetli bir nesne oluyor. JPL’de misyon üzerinde çalışan bilim insanı Karl Mitchell tarafından belirtildiği üzere Triton “yalnızca güneş sistemi biliminin bir anahtarı değil, tam bir anahtarlık: evrim geçiren bir tutulmuş Kuiper Kuşağı nesnesi, etkin duman kolonlarına sahip potansiyel bir umman seyyareyi, enerji dolu bir iyonosfer ve genç, eşsiz bir yüzey.”

Triton, Güneş Sistemi’nin dış hudutlarında yer alıyor ve uzay taşıtının geçiş için bu uyduya erişmesi, en azından 13 sene sürecek.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM