• DOLAR
    $1.294,65
  • EURO
    $0,3924
  • ALTIN
    $17.297,47
  • BIST
    $83,5
İBB’nin kestiği 112 anıt çınar kurtarılabilirdi

İBB’nin kestiği 112 anıt çınar kurtarılabilirdi

Uzmanlar, ınar ağacının 2-3 yılda ölümüne yol açan kanserin tedavisinde kesim aşamasına ulaşmadan ilkin, erken teşhis, doğru budama şekilleri kurtarıcı bir çözüm bulunduğunu belirtti. Çırağan Caddesi’ndeki çınar ağaçlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafınca kesilmesi, kamuoyunda bazı kesimlerce tepkiye yol açtı. Uzmanlar, kesilme işleminin bu süreçte uygulanacak son olarak karar bulunduğunu, bundan ilkin erken teşhis ve […]



Uzmanlar, ınar ağacının 2-3 yılda ölümüne yol açan kanserin tedavisinde kesim aşamasına ulaşmadan ilkin, erken teşhis, doğru budama şekilleri kurtarıcı bir çözüm bulunduğunu belirtti.

Çırağan Caddesi’ndeki çınar ağaçlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafınca kesilmesi, kamuoyunda bazı kesimlerce tepkiye yol açtı. Uzmanlar, kesilme işleminin bu süreçte uygulanacak son olarak karar bulunduğunu, bundan ilkin erken teşhis ve koruma şekillerinin var bulunduğunu savundu.

2. DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA ABD’DEN AVRUPA’YA GELDİ

Çınar kanserine yol açan mantarın, ABD’den 2. Dünya Savaşı döneminde Avrupa’nın ticari öneme haiz Marsilya, Barselona ve Napoli şeklinde limanlara taşınan, odun, ambalaj malzemesi ve muharebede kullanılan odun materyalleri ile Avrupa’ya geçiş yapmış olduğu düşünülüyor.

İBB nin kestiği 112 anıt çınar kurtarılabilirdi #1

 

HASTALIK NASIL OLUŞUYOR

Hastalık, ksilemin (kökten alınan suyun fotosentez ile yapraklara taşıyan iletim yapıları) lekelenmesine, su hareketinin bozulmasına, kansere ve bir çok süre ağacın ölümüne niçin oluyor. En belirgin hastalık emaresi, taç kısmının ani ölümü olarak gözleniyor, 30-40 santimetre çapındaki ağaçlar enfeksiyondan 2-3 yıl sonrasında ölebiliyor. Ağaç gövdesindeki pamukçuklar, daima kalınca, pürüzlü ağaç kabuğundan görünmese de iç kabuğun nekrozu ve diri odunun mavimsi-siyah ila kırmızımsı-kahverengi renk değişikliği ile karakterize ediliyor.

İBB nin kestiği 112 anıt çınar kurtarılabilirdi #2

 

 

YETERSİZ SULAMA HASTA EDİYOR

Türkiye’nin naturel türü olan doğu çınarı (platanus orientalis) su isteği yüksek ağaç grupları içinde yer alırken vejetasyon döneminde rutubet ihtiyacı duyuyor. Bu yüzden çoğunlukla taban suyu yüksek alanlar ile sulak alanlarda ve akarsu kenarlarında yetişiyor, uzun soluklu kuraklığa dayanamıyor.

Bu yüzden yeteri kadar sulanmayınca ağacın bağışıklık sistemi yok oluyor, söz mevzusu patojenin su isteği yüksek olan ağacı öldürmesi için uygun ortam oluşuyor.

Budama esnasında ağaçlar içinde kullanılan makinelerin, her kullanımda dezenfekte edilmesi hastalıkla mücadelede büyük önem taşıyor.

İBB nin kestiği 112 anıt çınar kurtarılabilirdi #3

İBB nin kestiği 112 anıt çınar kurtarılabilirdi #4

“GEÇMİŞTE AĞAÇLARIN KESİLMESİ SON ÇAREYDİ”

İstanbul Orman Mühendisleri Odası Başkanı Nejdet Balcı, Dolmabahçe ve Çırağan Caddesi çevresinde bulunan fazlaca sayıdaki zamanı yapı ve kültür varlığına çınarların eşlik ettiğini, bu çınarların hem İstanbul’a hem de ziyaretçilere görsel bir şölen sunduğunu dile getirdi.

Kültürel ve tabiat varlığının bu kadar yoğun olduğu bir bölgede son 2 yılda 112 ağaç ve son olarak 39 çınar ansızın kesilip alandan uzaklaştırılıyorsa kamuoyunun bu mevzuda bilgilendirilmesi, niçin ve niçin yapıldığının ayrıntılarıyla anlatılması gerektirme ettiğini ifade eden Balcı, “Bu bölgedeki çınar ağaçları tarihe şahitlik eden, korunması için elimizden gelen her şeyi yapmamız gereksinim duyulan, itina ile üstünde durmamız gereksinim duyulan, bir ağacın ötesinde fazlaca daha oldukca anlam ifade eden ağaçlar bu ağaçlar.” dedi.

Bu ağaçlarla ilgili probleminin ilk kez 2007 senesinde tespit edildiğini, Türkiye ve yurt dışındaki akademisyenlerden oluşan heyetin bir rapor hazırladığını, çınarlara bir mantarın zarar verdiğinin belirlendiğini kaydeden Balcı, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bugün de yapılması gereksinim duyulan; dünden bugüne yapılanlar, bu hastalıkla ilgili hem Türkiye hem de dünyada yaşanmış olan tecrübeler ve son gelişmelerin ışığında bir yol haritası ortaya konması, kamuoyuyla paylaşılması ve ağaçlarla ilgili bir tasarrufta bulunulması gerekiyor. Bu işle ilgilenen meslektaşların üst kuruluşu Orman Mühendisleri Odası olarak bile bir sürü bilgiyi bilmeyince açıkçası bu mevzuda neler olduğu mevzusunda bazı soruları sorma ve cevaplarını öğrenme ihtiyacı duyuyoruz. 2007-2015 içinde bu bölgede toplam 56 ağaç kesiliyor. Son iki yılda 112 ağaç kesiliyor, dolayısıyla fazlaca ciddi bir artış var. Bu artışın sebebi nedir? Geçmişte ağaçların kesilerek alandan uzaklaştırılması son olarak umar olarak başvurulan bir yöntemken bugün politika değiştirdi ve ilk başvurulan yöntem haline mi getirildi? Getirildiyse bunun sebebi var mı? İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu ağaçların kuruduğunu, can ve mal güvenliğini tehlikeye attığını söylüyor. Bu gerekçe 112 ağacın tamamı için geçerli midir?”

İBB nin kestiği 112 anıt çınar kurtarılabilirdi #5

“BAZI AĞAÇLARIN KÖKLERİ SAĞLIKLIYDI”

Balcı, “Sahada yaptığımız tespitte bazı ağaçların köklerinin sağlıklı bulunduğunu gördük. Köklerini sağlıklı gözlemlediğimiz ağaçlar için acaba akustik tomografi çekilmiş midir? Bu tomografi yorumlanmış mıdır? Kim yorumlamıştır? Eğer çekilmediyse, bu ağaçları kesmeye gerekçe ne gösterilmiştir? Eğer çınar ağaçlarına zarar veren bir mantar var ise, bu ağaçlar kesildiyse kalan sağlıklı ağaçlar için İBB ne yapmayı düşünüyor? İBB’nin bu mantarlarla ilgili bir yol haritası var mıdır? Kesilen doğu çınarı yerine başka bir çınar türünün dikildiği yada dikileceği ifade edildi. Bu karar niçin, hangi bilimsel gerekçelerle alınmıştır?” diye sordu.

“ORMAN MÜHENDİSLERİ İSTİHDAM EDİLMELİ”

Bu mantar türünün Türkiye’de bulunmaması gereksinim duyulan bir tür bulunduğunu belirten Balcı, “Buradan şu şekilde bir netice da ortaya çıkıyor: Orman ürünlerinin yoğun olarak girmiş olduğu gümrük kapılarından, benzer zararlıların doğamıza zarar vermemesi için kesinlikle orman ve orman endüstri mühendisi istihdam edilmesi gerekiyor. Tabiat Varlıklarının Koruma Kurulu’nun raportör olarak orman mühendisi çalıştırması gerekiyor. Bu şekilde bir emek harcama olursa, koruma kurulları da bu mevzularda yönlendiren olma hususi durumunu daha oldukca kazanır diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“İZOLASYON VE TEDAVİ MÜMKÜNDÜ”

Orman Fakülteliler Derneği (ORFAMDER) Başkanı Mehmet Yerli ise 100 senelik ağaçların ilgili kurumların “kesilmek zorunda bırakıldı”, “meydana getirecek bir şey kalmadı” anlamındaki raporların içlerine sinmediğini, mevzuya yeni bir görüş açısı getirilmesi gerektirme ettiğini söylemiş oldu.

Türkiye’de hem kültürel hem de bilimsel değerleri oldukça yüksek, korunan ya da korunması lüzumlu fazlaca kıymetli anıt ağaçların bulunduğunu ifade eden Yerli, “sessiz tarihçiler” olarak anlatılan anıt çınarların, geçmiş döneme ilişkin birçok vakaya şahitlik ettiğini, bu ağaçların park yada bahçe ağacı olmadığını dile getirdi.

Çınar kanserinin, dünyayı kasıp kavuran Kovid-19 ile eş kıymet tutulabileceğini vurgulayan Yerli, “Kovid’in iyi mi tedavi edildiğini yaşayarak gördük. Bu mevzuda izolasyonla ilgili çözüm üretildi. Derhal sonrasında geliştirilen aşılarla bu işin önünün alındığına şahit olduk. Burada da çözüm ağacın hastalanmasının arkasından izolasyona önem verilip, lüzumlu tedavilerin uygulanmasıydı.” dedi.

Mehmet Yerli, Dolmabahçe’de alınan eleştiri kesim sonucuna ilişkin, “Bu bölgenin trafiğe açık olması, yoğun bir güzergah olması ve insan sağlığı şeklinde unsurlar sebebiyle kurumlar, oluşabilecek ciddi sıkıntıların önünü bu şekilde almak zorunda bırakıldı. Bununla ilgili bir tedbirin fazlaca evvelinde başlamış olması gerekiyordu. Biz şu an sonucu konuşuyoruz.” dedi.

Dolmabahçe’deki ağaçlara olağan görülen yöntemlerin uygulanamayacağını, tabiri caizse pamuklar içinde saklanması gerektirme ettiğini ifade eden Yerli, “İnsan baskısı ve aşırı stres altındaki bu canlılar hızla tükenirken daha özenli bir çabayı fazlasıyla hak ettiklerini düşünüyoruz. Ağacı susuz bıraktığınız zaman patojenlerin ağacın su almasını engelleyecek hale gelmesine sebep olabilir. Oradaki yoğun insan trafiği, ağaç çanaklarının dar olması, asfaltların ağaca getirmiş olduğu baskı, bilhassa kış aylarında tuzlama işlemlerinin özensiz yapılmış olması tüm bu hastalık sebeplerini ortaya çıkaran unsurlar şeklinde görünüyor.” diye konuştu.

TEDAVİ İÇİN YERİNDE KORUMA VE NAKİL YÖNETMİ

Söz mevzusu hastalığın ortaya çıkmasından sonrasında ağaçların canlı olarak korunması için yerinde koruma ve nakil seçeneklerinin bulunduğunu aktaran Yerli, çözüm olarak kabul edilen taşıma yönteminden vazgeçildiğini söylemiş oldu.

Şu anda hastalığa neden olan mantara karşı etkili bir kimyasal yada biyolojik kontrolün bulunmadığını ifade eden Yerli, bundan dolayı bu hastalığın kontrolünün yalnız önleyici tedbirlerin alınmasıyla sağlanabileceğini altını çizdi.

Bilhassa budama işlemlerinden ilkin ve sonrasında budama aletlerinin dezenfekte edilmesi, bulaşın temas kanalıyla geçtiğinin bilinmesi gerektirme ettiğini özetleyen Yerli, ek olarak hastalıklı ağaç dokusunu yakmanın, budama sonrası talaşları temizlemenin, her türlü yara ve yaralanmayı mantar önleyici yıkamalarla tedavi etmenin, kirlenmiş alanlara kırılgan ağaçları dikmekten kaçınmanın önemine değindi.

Yerli, yaralanmış yerin kesinlikle koruyucu madde ile dezenfekte edilmesi ve budama emek vermesi yapılmaması gerektirme ettiğinin altını çizerek, “Tespit edilmiş olduğu tarihten itibaren budama işinin asla yapılmaması gerekirdi. 2007 raporlarında da görüldüğü şeklinde bu tür yöntemler istilayı denetim altına almayı sağlıyor yada yayılmasını yavaşlatıyor. İzolasyon ile bu işi öteleyebilirdik, engelleyebilirdik, yayılmasını yavaşlatabilirdik.” dedi.

“KORULARDA AĞAÇLARIN YÜZDE 25’İ HASTA”

Ağaçların tamamının bu kansere yakalandığıyla ilgili ciddi şüphelerinin olduğuna dikkati çeken Yerli, “Bildiğimiz kadarıyla korularda da yüzde 25 oranında bu hastalık mevcut. Bunların yüzde 5’inin de ayakta fakat ölü olduğuyla ilgili tespitlerimiz var. İfade ettiğimiz şeyler, bu ağaçların ne için kesildiğiyle ilgili bir kaygı değil. Naturel ki insan sağlığı her şeyin önünde. Yarın olabilecek bir fırtına öncesi tedbirlerin alınması gerekiyor. İlla ki ‘Bu ağaçlar kesilecek’ diye yargı verildiyse bilirkişiler tarafınca kesilmesi gerekir. Bu, kuru kuruya ‘Ağaçlar ne için kesildi?’ kaygısı değil. Dünyanın her yerinde bu yöntemler uygulanıyor.” şeklinde konuştu.

İBB, Beşiktaş’ta 112 çınar ağacını kesti – HABER İÇİN TIKLAYIN

İBB nin kestiği 112 anıt çınar kurtarılabilirdi #6


Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın